27 Mayıs 2012 Pazar
NARI NARI NARI NARI NAAA!
Cümleten geçmiş olsun. Bir eurovision daha oldu bitti. Umarım bitmiştir de yarın öbür gün Digi-türk kalkıp da yeni sistem çıkardık, İsveç 5 puan önde başlayacak tekrar oylama yapıyoruz demez.
Can Bonomo gitmeden önce çok fazla şey söylendi. Gerek soyadıyla, gerek yeterince popüler olmamasıyla ve hatta etnik kökeniyle ilgili. Bu yarışma askerlik gibi, oraya gitmeden önce rahat rahat her yerde gırgırını yapan şarkıcılar Eurovision yükünün altına girdikten sonra, birer amca birer teyze edasına bürünüyor. Hatta sonrasında nerdeyse şarkı söylemeyecek kadar ağırlaşıyorlar. Allah muhafaza Yüksekten düşen Sadakat grupları komple yok olabiliyor. Hoş o kalitede ürün çıkaracaklarsa yok olsunlar sorun değil de ötekiler... Manga, Athena, Mor ve Ötesi Eurovisiondan sonra bariz şekilde durgunlaştı. Üniversite festivallerine daha az gider oldular, uzun süre albüm yapmadılar. Sibel Tüzün ta Dominik Cumhuriyetine Survivor adasına çekildi, daha ne olsun... Zaten Bonomo da açıklama yapmıştı "Eğer başarılı olamazsam Bakü'de kalırım burda ortam çok güzel" diye. Orda bir kooperatife girip memur hayatına başlarsa kimse şaşırmasın.
Tamam sistem adaletsiz işlese de Bonomo kötü de değildi neden sonuç böyle oldu diye çok fazla düşünmeye gerek yok. Artık kabul edelim; koskoca Avrupa'da, Can Bonomo "Haydeee!" diye bağırınca, içinden kalkıp göbek atmak isteyen tek millet biziz. O yüzden ötekiler neden oy versin? Seneye Atiye mi Emre Aydın mı diye boşu boşuna kendimizi de yormayalım. Esas mesele komşuların birbirlerini kollaması durumu. Şarkıyla sahne performansıyla zaman harcayacağımıza, bir yıl içinde Avrupa'nın orta yerlerinden -hatta mümkünse Liechestein, Estonya gibi ufak devletlerden olsun ki çok dikkat çekmeyelim- alabildiğimiz kadar arsa alalım. Avrupa'da sınır komşumuz olan ülke sayısı artsın. Bakın görün çok faydası olacak puanlamada.
16 Mayıs 2012 Çarşamba
TEDBİR
Aslında hep var olan, ama son zamanlarda yaralama ve ölüm olayları dolayısıyla haber bültenlerinde varlık gösterdiği için daha fazla duyulan, sağlık çalışanlarına uygulanan şiddet konusunda artık tedbirler alınsın da herkes rahat etsin diye beklerken bakanlık genelgesini yayınladı.
Bakanlık derken mecburiyetten bakanlık diye ifade ediyorum. Bu kelime yerine daha yerinde olabilecek başka bir çok sıfat seçebilirdim, çünkü bakan olarak bahsi geçen Recep Akdağ. Hani görme engelli vatandaş gayet sakin ve edepli bir şekilde "Bakanım şartlarımız iyi değil düzeltilmesini istiyoruz" dediğinde; "Gözlerin görmüyor ama sana iş vermişiz çalışıyorsun" diyen ve bu durumdan dolayı özürlü vatandaşlarımıza karşı hiç bir özür dileme gereği duymayan bakan.
Bakanımızın ailesine tavsiyem, bir süre çizgifilm izlemesini yasaklasınalar. Muhtemelen çok televizyon izlemiş olmalı ki, sağlık çalışanlarına uygulanan şiddete sözde tedbir olarak; çalışanların kaçış yollarının belirlenmesi, daha çok güvenlik kamerası takılması gibi komik maddeler koymuş.
Umarım birileri bakana çıkıp da; "Kamera suçu önlemez, suç işlendikten sonra suçluyu teşhise yardım eder. Kaçış yolları yangın ve benzeri afetlerde son çare olarak seçilir ama onun öncesinde ihtiyaç duyulmaması için bir sürü önleyici tedbir alınır." diye söyler.
Görünen o ki, bakanın tüm millete bakış açısı halen görme engelli vatandaşımıza karşı tutumuyla aynı. Ne kadar saçma işler yapsak da nasılsa görmüyorlar, yola devam...
5 Mayıs 2012 Cumartesi
Al Sana LaLiga
YAPMAYIN ÇOCUKLAR, BU DAKİKALARDA DEĞİL!
Yayılmışım kanepeye, internette surf yaparken bir yandan da kulağım televizyonda. Dijital uyduda NtvSpor kanalı açık. Dijital dediysem normal çanak işte, digi turk'müş d-smart'mış hiç biri değil. Dolayısıyla Bundes Liga, La liga, Serie a, Premier Lig, TSL, hepsini izlemek haram bu uydudan. En fazla Acun'un kumda oynadığı survivor maçlarını izleyebiliyorum ki onda bile bariz şike var belli. Neyse esas mevzu ben televizyona sırtım dönük internette takılırken rehavete kapılıp spikerin heyecanlı anlatımına kaptırıverdim kendimi. "Evet sevgili seyirciler Laliga'da şampiyonun maçındayız. Christiana Ronaldo, Alonso, Mesut az sonra sahne alacak..." bilmemne diye gaz vererek girdi anlatmaya. İyi bari adamlar nasılsa şampiyon ikinci yarı şov yaparlar diye hayallere kapıldım. Keşke o hayallerle yetinip de orda kalsaydım da işte insanoğlu tamahkar değil ki. Spiker susmayınca heralde şifre de yok iyi bari izliycez mis gibi maçı derken sessizlik oldu. Ses gitti. Dönüp bakmadım bir süre. Neyse ki o süre içinde odada benden başka kimse yoktu, içeri anamız bacımız girmedi. Maçı izleyememenin verdiği sıkıntı yetmezmiş gibi bir de arkama dönünce bu manzara karşıladı beni. Durmuş öyle donmuş kalmış görüntü şifre girince. NtvSpor mahsus mu yapıyosun, niyetin ne. Bir saniye sonra ya da önce kesemez miydin yayını. Gözlerimiz Kaladzeyi ararken Maladzeyi buldu. Yapmayın çocuklar, bu dakikalarda değil...
4 Mayıs 2012 Cuma
İNANILMAZ AMA GERÇEK!
CENGİZ ABAZOĞLU GERÇEĞİÇocukların yeni gözdesi Pepe karakteri eminiz sizlerin de gözüne tanıdık gelmiştir. Sizler için ekibimiz kolları sıvadı ve Pepe'nin gerçek kimliğini ortaya çıkardı. Clark Kent'in gazeteci kimliğinin altında yatan süpermen kahramanı gibi, aslında Cengiz Abazoğlu da; o uçuş uçuş, o fırfırlı, o lila rengi modacı görünümünün ardında çocukların kahramanı Pepe'den başkası değil!
GÖZLER ve NAZAR BONCUĞU ELE VERDİDijital ortamda yüz verilerini her noktasına kadar analiz eden uzmanlarımız özellikle göz hatları ve retina testi sonucunda durumdan emin oldu. Ayrıca ünlü modacının günlük hayatta bileklik olarak kullandığı nazar boncuğunu Pepe kıyafetiyleyken farklı bir tasarım deneyerek kıyafetine iğneleyle tutturması gözden kaçmadı.
BİLİMSEL VERİLER DESTEKLİYORUzun süren taramalar ve genetik testler yine aynı sonucu verdi. Bilgisayar ortamında bir araya getirilen Cengiz Abazoğlu ve Pepe resimlerinin inanılmaz uyumuysa uzmanları hayrete uğrattı. Tüm bu araştırmalar neticesinde, yarışmacıların kıyafetlerini eleştirirken bile yüzünden hiç düşmeyen, o sonsuz eğlence dolu tebessümün sırrına ışık tutmuş oldu. Ekibimiz insanların ek iş yapması durumunu saygıyla karşılıyor, dahası bu işi çocukların eğitimi gibi ulvi bir hizmet için kullanarak yapan modacımızı tebrik ediyoruz. İyiki varsın Pepe Cengiz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




